Masmavi denizi ve bozulmamış doğasıyla Kaş, küçük fakat bir o kadar da bereketli bir yerdir. Sadece deniz, kumsal, güneş üçgeniyle kalmıyor, bizlere birçok aktiviteyi de bunların beraberinde sunuyor. Her ne kadar berrak denizi arkada bırakmak oldukça zor olsa da, Kaş’ın sahip olduğu diğer doğal güzelliklerini keşfedince buraya olan hayranlığınız biraz daha artacak. Arkada uzanan dağlarında ve suyun altında saklı olarak bekleyen birçok hazine, sizin için keşfedilmeyi bekliyor.


Squba Diving

Peki sizce Kaş'ın tercih edilme nedeni ne olabilir? Bu sorunun cevabına Kaş'ta neler olmadığını söyleyerek cevap vermek daha kolay. Sesi sonuna kadar açılmış feryat figan (sözde) müzik yayını yok. Ortalarda gezen samimiyetten uzak, vıcık vıcık insanlar yok. Herşey Dahil konseptli diretilmiş tatiller yok. Tanesi 50 TL'ye satılan lahmacunlarla özdeşleşmiş beach konseptli plajlar yok. Diğer tatil mekanlarında yaşanan İstanbul trafiği benzeri araç yığınları yok. Anlamsız yüksek fiyatlarıyla insanı yaz mevsiminden soğutan gece hayatı yok...


Şimdi yoklar listesinden yapılacaklara bakalım. Kaş, çok fazla dalış alternatifiyle Türkiye'nin en önemli dalış merkezlerinden birisidir. Bunun dışında, yamaç paraşütü, trekking, kaya tırmanışı gibi aktivitelere katılmak da mümkündür.

Kaş'ı merkez kabul ederek 50 km yarıçapında bir daire çizdiğinizde Teke Yarımadası'nın tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz;
1- Küçük Çakıl: Tertemiz denizi, Kaş merkezine yürüme mesafesinde olması, makul fiyatları ve yeme içme seçenekleriyle alternatif tesisleriyle kesinlikle tavsiye edilir.
Kaputaş Plajı

2- Kaputaş Plajı: Kaş'tan Fethiye istikametine doğru yaklaşık 20 dakikalık virajlı ama çok güzel manzaralı bir yolculukla Kaputaş'a ulaşabilirsiniz. İri ve bembeyaz çakılların denizin turkuaz renginin sırrı olduğu Kaputaş size Maldiv'ler hissi verecektir. Giderken yanınıza mutlaka yiyecek içecek almanızı, en azından bol miktarda su almanızı öneririz. Zira plajda herhangi bir tesis, şemsiye hizmeti vs bulunmamaktadır.   
3- Hidayetin Koyu: Kesinlikle denize girmek için en doğru tercihtir. Çukurbağ Yarımadası tarafında bir ailenin işlettiği, salaş, bakir, bozulmamış bir yerdir. Bilenlerin gittiği bu yerde çiğ börek, patates ve sigara böreği nefistir. Çay istediğinizde demlikle servis yaparlar ve içmeye doyamazsınız. Şezlong ve şemsiyenin ayrıca ücretlendirilmediği bu yerde fiyatlar gayet makuldür.
4- Liman Ağzı: Kaş merkezden yarım saatte bir kalkan motorlarla ulaşabileceğiniz Liman Ağzı, kayalıklardan denize girmek istemeyenler için güzel alternatifler sunmaktadır. Burada Nuri's Beach, Otağ Beach, Don Quijote ve Bilal gününüzü geçirebileceğiniz yerlerdendir. Açıkçası bugüne kadar Nuri's Beach tercih ettik ve çok memnun kaldık.
5- Büyük Çakıl: Kayalıklarından çıkan tatlı su kaynağıyla meşhurdur. Bu nedenle deniz suyu az tuzlu ve serindir. Yan yana sıralanmış 3-4 adet işletme makul fiyatlarıyla bütün gününüzü burada geçirmenize olanak verir. Hatta akşam yemeği için de tercih edilebilir.
6- Patara: Likya Birliği'nin altı kenti içerisinde 3 oya sahip ve meclisin bulunduğu başkenti olmuştur. MÖ 8. yüzyıla uzanan tarihiyle hububat deposu ve sevki açısından önemiyle Akdeniz'deki 3 limandan birisi olmuştur. Dünyanın en ünlü antik kenti olan Apollo Tapınağı burada yer alır. Patara, Xanthos Çayı'nın getirdiği alüvyonlar nedeniyle dolunca bugünkü halini almıştır. 18 km sahiliyle Akdeniz'in en uzun plajıdır. İncecik kumuyla ve Caretta Caretta'ların yumurtlama alanı olmasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Kaş'a 41 km mesafe uzaklığıyla, günübirlik gidilebilecek yerler arasında yer almaktadır. Meclis binası, deniz feneri ve tiyatro mutlaka görülmelidir.
Kaleköy

7- Kaleköy: Kekova'nın 40 haneli köyüdür. Sadece deniz yoluyla ulaşılabilmektedir. Rahmi KOÇ'un ev almasıyla bilinirliği bir anda artmıştır. Köyün üst tarafında yer alan kaleye çıkıldığında doğal limanı ve batıklarının görüntüsü nefistir. Tekneler Batık Kent üzerinden geçerken inanılmaz hislere kapılmamak imkansızdır. Ayrıca, yüzerken denizin içindeki Likya Lahitleri'ne dokunabilmek sadece Türkiye'de yaşayabileceğiniz inanılmaz bir deneyimdir. 
8- Saklıkent Kanyonu: Kaş'a yaklaşık 100 km mesafededir. Milli Park statüsündeki kanyonun uzunluğu 15 km'dir. Çok güçlü akan buz gibi akarsuyu ve kayalıklarıyla çok güzel bir yürüyüş parkurudur. Kanyon gezisi için mutlaka uygun ayakkabınızın olması gerekmektedir. Eğer yanınızda yoksa da kiralamanız mümkündür. Kıyafet olarak mayo ve t-shirt tavsiye olunur. Islanmadan çıkılması neredeyse imkansızdır. Profesyonel ekipman olmadan kanyonun beli bir yerine kadar ulaşmak mümkündür. Gezi sonrası hem yorgunluk atmak, hemde buz gibi suyun içinde üşüdükten sonra ısınmak için akarsu kenarındaki lokantalarda, gözleme-ayran veya mangal-bira seçenekleri mevcuttur.

Uzun Çarşı

9- İslamlar Köyü: Kaş'a sadece 30 km uzaklıktaki dağ köyünde, Türkler ve Rumlar birlikte yaşamışlardır. Köyün Rumca ismi Bodamya, nehirler anlamına gelmektedir. Köyün her yerinden akan dereleriyle yazın bunaltıcı sıcağında nefes aldıran bir vaha konumundadır. Köyde Rum'lardan kalma 300 yıllık su değirmeni bulunmaktadır. Pavruka diye bilinen çayın geçtiği bölgelerde Rumlar birçok su değirmeni kurmuştur. Köyün yakınındaki dağın yamacında kaya mezarları bulunmaktadır. Göldağ Mevkiinde muazzam işlemeli kaya mezarları bulunmaktadır. Köyde akarsu kenarına kurulmuş alabalık çiftlikleri ve bir çok restoran var. Kalkan'a tepeden bakarken, yaz sıcağında serin bir yerde yemek yemeyi tercih edenlere tavsiye olunur.
10- Kalkan: Yoğun olarak İngiliz turistler tarafından tercih edilen bir yerdir. Sahilinde birçok restoran ve cafe bulunmaktadır. Heredot tarafından, dünyada yıldızlara en yakın yer olarak tanımlanmıştır.
11- Kekova: Deniz yolu dışında ulaşımı mümkün değildir. Batık şehir Simena mutlaka görülmesi gereken en önemli yeridir. Dalış yapmanın yasak olduğu bu yere Kaş'tan kalkan teknelerle ulaşılmaktadır.

Demre (Myra)

12- Demre(Myra): Likya'nın önemli şehirlerinden birisidir. Bilinen tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar uzanır. Bizans döneminde Myra önemli bir idari ve dini bir merkez olmuştur. Myra'da St. Nicholaus IV. yüzyıl başında piskopos olarak görev yapmıştır. Demre'de muhtelif Likya mezarlarının önemli örnekleri bulunmaktadır. Tiyatro doğu ve batı metropolü olarak ikiye ayrılmıştır. Myra'nın arkasında yükselen kayalar oyularak yapılan mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir. Başka önemli bir kalıntı, 7 m. toprak seviyesinin altındaki St. Nicholaus kilisesidir. Noel Baba olarak da anılan St. Nicholaus her yıl 6 Aralık'ta yapılan etkinliklerini anılmaktadır.
13- Mavi Mağara: Kaputaş Plajı yakınlarındaki mağara 1972 yılında keşfedilmiştir. Kaş'a 18 uzaklıkta yer almaktadır. Güneş ışıklarının mağaranın içine deniz dibinden yansıyarak girmesiyle mavi meydana gelmektedir. Eskiden içinde foklar yaşayan mağara, 50 m uzunluğunda, 40 m genişliğinde ve 15 m yüksekliğindedir.

Meis

14- Meis Adası: Kaş'tan kalkan feribotlarla 7 km uzaklıktaki adaya yaklaşık 20 dk deniz yolculuğuyla ulaşılmaktadır. Sadece 400 kişinin yaşadığı adanın dünyayla en önemli bağlantısını Kaş ilçesidir. Hatta Cuma günleri Kaş'ta kurulan pazara Meis'ten hatırı sayılır talep olmaktadır. Yüzölçümü 7,3 km olan adadaki tek yerleşim yeri Kastellorizo köyüdür. Ada, St. Jean Şövalyelerinden sonra ada sırasıyla Mısır, Napoli ve 1512'de Osmanlı egemenliğine girdi. Az miktarda üzüm ve zeytin yetiştirilen adada en önemli uğraş sünger avcılığıdır. Meis'e günlük vize alarak gitmek mümkündür.